29 Nis 2011

EDDEBENİ-TE'DİBİ

kalem küstü,defter dürüldü,kelimeler düştü,dost küstü,klavyem gördü
Edep yahu..............!!!
O'nun huzurunda seslerini alabildiğine yükselten ,sesinin üzerine çıkaran bir güruha ithafen Cibrili Emin geldi ve edep nedir bilmezlere görgü,kural tanımazlara hitaben Sureyi-Hucuratı İnzal eyledi.
Medine döneminde inmiştir. 18 âyettir. Sûre, adını dördüncü âyette geçen “Hucurât” kelimesinden almıştır. Hucurât odalar demektir. Burada Hz. Peygamber’in aile efradıyla birlikte ikamet ettiği odalar kastedilmektedir. Sûrede başlıca, mü’minlerin, gerek Hz. Peygambere karşı, gerek kendi aralarında uymaları gereken bazı görgü ve ahlâk kuralları konu edilmektedir.
Bismillâhirrahmânirrahîm.

1.            Ey iman edenler! Allah’ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
2.            Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.
3.            Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah’ın, gönüllerini takvâ (Allah’a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
4.            (Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.[1]
5.            Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.


[1] .  Uyeyne İbn Husâyn ve Akra’ İbn Hâbis, Temimoğulları’ndan yetmiş kişilik bir heyetle birlikte Hz. Peygamber’in istirahatta bulunduğu bir öğle vaktinde odaların arkasına gelerek, “Ey Muhammed! Yanımıza gel” diye seslenmişlerdi. Âyette onların bu kaba davranışı kınanmaktadır.
Değerli dostlar bizlerde bu meydanda ekran başına geçip pervasızca klavyenin tuşlarına vuruyor ve  edebe aykırı kuralsızlık yapıyoruz. En başta kendimedir bu serzenişim.kalemin yazmaktan haya duyduğu,kağıdın taşımaktan ar ettiği,kulakların bu talihsiz kelimeler dediği, O Merhemeti sonsuzun gazap sınırlarını zorlarcasına Ateşi arzu edercesine yanmalar,yakıılmaklar, Ne oluyor dostlar bize bir şeymi olduk?
Rabbim terbiyesizleri terbiye derken kulanmıştır nar-ı cahimi. Arzu edilecek şey değilki.
Bun dan sonra Risalet kapısı kapanmıştır.Son Nebi Vazifesini itmam etmiş,Cibril vazifeyi bitirmiş. Kitabı Kadim tamamlanmış. Din olarak Allah İslamdan razı olduğunu beyan buyurmuştur.
bizler için ebedi mutluluğun yollarında yürümek ve rehberi Kebire uymak,yaveri Ekremi izlemek düşer.
O ne güzel öğütlerde bulunuyor:-
1.            Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.
2.            Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.
1.            Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır

Hiç yorum yok: